27th
tempo dergisi’ ne mektup : medine’ nin mücevheri ve hadisler
41. sayısında kapak konusu olarak medine’ nin mücevheri isimli kitabı ve yazarıyla yaptıkları özel röportajı işleyen tempo dergisi’ ne gönderdiğim mektup :
Sayın Tempo Dergisi çalışanları;
Beğenerek takip ettiğim derginizin son sayısında, Medine’ nin Mücevheri isimli kitap hakkında haberinizi ve yazarı ile yaptığınız röportajı okudum.
Bir İslam araştırmacısı/düşünürü ve yazarı olarak, kitabı ilk haber aldığım zamandan beri, gelişmeleri ilgi ve endişe ile takip ediyorum.
Nihayet, endişelerimde haklı çıktığım ve yüz yıllardır İslam dünyasını karanlığa boğan düşünce yapısının iş başında olduğunu gösteren haberi, derginiz yayına çıkmadan yaklaşık bir hafta önce okudum; kitabın yayıncısının evi, kendilerine “İslamcı” diyen kişiler tarafından bombalanmıştı.
Anladım ki, Salman Rüşdi’ nin meşhur Şeytan Ayetleri kitabından bu yana, beyinler bir adım dahi olsa yol gidememiş.
Salman Rüşdi’ nin Muhammed Peygamber’ in, Kuran ayetlerini okurken şeytanın aklına/diline girerek putları öven sözler söylettiği iddialarını bir kitapta dillendirmesi de tepkilere neden olmuştu. Oysa Salman Rüşdi’ yi yargılayıp ölüme mahkum edenler, kellesine ödül koyanlar, bu iddiaların Salman Rüşdi tarafından ortaya atılmadığını da, ilk onun tarafından söylenmediğini de çok iyi biliyorlardı.
“Hadis” denilen, güvenirlikleri şüpheli, toplanmaları ve yazılmaları şaibeli, üstelik Allah tarafından Kuran’ da kötülenen masal ve hikayeleri, yalanları dinin temeli sayan ve kimi zaman bu hadisleri Kuran ayetlerinden üstün tutan zihniyet, Şeytan Ayetleri hadisesinin 1200 yıllık bir yazılı tarihi olduğunu çok iyi biliyorlardı.
Salman Rüşdi’ nin kitabında bahsettiği olayların aynısı, o zihniyetin kutsal kitapları belledikleri hadis kitaplarında 1200 yıldır yazıyordu.
Şimdi de gündemde Medine’ nin Mücevheri isimli kitap var.
Tepkilere bakarsak, kitapta Muhammed Peygamber’ in, eşi Aişe olan ilişkisi anlatılıyor, özel yaşamlarından bahsediliyormuş. Ve hatta bu yazılar “soft porno” tadındaymış.
“Hz. Aişe anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine’ye geldik. Annem Ümmü Rumân, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Beni, (kuşluk vakti aniden) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O’na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim.”
Yukarıda okuduğunuz metinin fazla açıklamaya ihtiyacı yok. Elli üç yaşındaki Muhammed Peygamber, (Kuran’ da güzel ahlak örneği olarak gösterilen Muhammed Peygamber) dokuz yaşındaki bir kızla ilişkiye giriyor. Hem de kızı, salıncakta oynarken annesi elinden tutup, Peygamber’ in koynuna sokuyor.
Muhammed Peygamber’ i bir pedofili olarak gösteren bu büyük iftira, Medine’ nin Mücevheri’ ne Peygamber’ in cinsel hayatını ele aldığı gerekçesiyle tepki gösterenlerin başucu kitaplarında 1200 yıldır aynen yer alıyor.
“Hz. Aişe anlatıyor : Ben hayız olduğumda, Resulullah altıma geniş bir altlık giymemi ister ve göğüslerime yönelirdi.”
Bu pornografik ve değil güzel ahlak örneği bir Peygamber’ in, normal bir insanın bile anlatılmayacak en özel anlarını ifşa eden bu metin, hadis-i şerif (şerefli sözler) olarak Medine’ nin Mücevheri’ ne tepki gösterenlerin kesinlikle doğru ve Kuran ayetleri kadar kutsal kabul ettikleri kitaplarında aynen yer alıyor.
Peygamber’ in nerede güzel bir kadın görürse hemen eşlerinden birine koştuğu.
Peygamber ve sahabelerin cinsel açlıktan ötürü kadınlara koşarken orgazm oldukları.
Peygamber’ in eşlerinden birinin odasında cariyesiyle ilişkiye girmesi, buna şahit olan eşinin kendisine tepki göstermesi.
Peygamber’ in bir gecede tüm eşleriyle ilişkiye girebildiği, 30 erkek gücünde olduğu.
Peygamber eşlerinin kendisiyle yatmak ve sıra konusunda kavgalar edip entrikalar çevirdikleri.
Peygamber’ in beğendiği savaş esiri kadınları kendisine eş olarak alabilmek için onların eşlerine, ailelerine eziyet ettiği.
Bu kimisi değil soft porno, üçüncü sınıf sözde erotik metinlerde bile görülmeyecek seviyede kaleme alınmış ve her biri güzel ahlak örneği Muhammed Peygamber ve ailesine korkunç iftiralar, yalanlar içeren metinler bin yıldan uzun bir süredir, şimdi Medine’ nin Mücevheri isimli kitaba, peygamberimizin özel hayatını deşifre ettiği için tepki gösterenlerin dinin olmazsa olmazı kabul ettikleri, insanlara İslam olarak öğrettikleri ve her birine demagojik üslupla bahaneler buldukları hadis kitaplarında yer almaktadır.
Kendi kutsal belledikleri ve belletikleri, peygamberimize ve ailesine en çirkin iftiraların, Kuran hükümlerine ve emirlerine ters hükümlerin, yahudi, hristiyan, zerdüşt ve putperest gelenek, hikaye ve efsanelerinin yer aldığı, derlenmeleri, yazılmaları şüpheli ve kesinlikle İslam’ ın temeli olmayacak hadis kitaplarını baş tacı edenlerin, ne Medine’ nin Mücevheri, ne Şeytan Ayetleri ne de hadis rivayetlerini referans alan diğer kitapları eleştirmeden önce, kaşlarına kadar battıkları yalan ve iftira çamurundan sıyrılıp temizlenmeleri gerekmektedir.
Medine’ nin Mücevheri’ ne tepki gösterip, yayıncısının evini bombalamak gibi bir davranışa sürüklenen ve onları himaye eden zihniyete soruyorum :
Buhari’ nin, Müslim’ in, Tirmizi’ nin, Hanbel’ in evlerini ne zaman bombalayacaksınız?
Yayınlarınızda başarılar dileklerimle.
Kaan GÖKTAŞ
Araştırmacı Yazar
www.kaangoktas.com