din kültürü | makaleler RSS


"İŞTE BİZ AKLINI KULLANAN BİR TOPLUM İÇİN AYETLERİ BÖYLE AÇIKLIYORUZ"

Arşiv - Tüm Yazılar

bu sayfadaki yazılar ile ilgili söyleyecekleriniz / soracaklarınız varsa: kaan@kaangoktas.com'a e-posta atabilir ya da iletişim formunu kullanabilirsiniz.

Archive

Sep
17th
Thu
permalink

Tanrı, huda, rab, mevla ....

Yeni yazı konumuz, yine FriendFeed’den çıktı. DBP isimli arkadaşın açtığı konu, bir anda “Allah’a tanrı diye hitap edilebilir mi, bu şekilde dua edilebilir mi?” tartışmasına dönüştü.

Hazır uzun zamandır “din kültürü” konusunda yazmak için fırsat kollarken, bu tartışmaya balıklama atlamamak elde değildi. Öyle de yaptım.

Bu soru aslında yeni değil. İslam’ın erken dönem din uzmanları ve düşünürleri de, uzun süre bu sorun üzerinde kafa patlatmışlar. 7. yüzyıl Arapçası konusunda çağımızın en büyük uzmanı olan Turan Dursun’un “Allah” isimli kitabı ve yine Turan Dursun’a ait Kur`an Ansiklopedisi’ nin “Allah” maddesinde de bu tarihsel tartışma, ayrıntılı olarak inceleniyor.

Günümüzde her ne kadar “Allah’ın 99 ismi olduğu” ve “Tanrı” kelimesinin bu isimler arasında bulunmadığı düşüncesi hakimse de, bu düşüncenin yanlışlığı da “Allah’a tanrı denemez” diyen sabitfikirli kitlenin başlıca dayanaklarından biri.

Öncelikle, Allah’ın 99 ismi yok. Kuran’da, Allah’ın yaptıklarından bahseden fiilkökler de dahil edilirse, Allah 400 civarı ayrı isim / sıfat ile anılır. Neden 99 sayısında ısrar edildiği ve bu 99 isim / sıfat kadar güzel 300 küsür ismin neden yok sayıldığı, ayrı bir yazı konusu olabilir.

Tam da burada bir anımı anlatarak, ufak bir ricada bulunmak istiyorum. Bir başka sosyal mecrada, benzer bir tartışma açıldığında, epey kültürlü ve eğitimli bir insan olduğunu iddia eden ve “neden Tanrı kelimesini kullanıyorsun?” diye soran bir bayana, aşağıda yapacağım gibi, Allah ve Tanrı kelimelerini dilbilimsel olarak açıklamıştım. Gelen cevap beni tartışmayı yarıda bırakıp arkama bakmadan kaçmaya mecbur kılmıştı. Uzun uzun yazdığım yarı-bilimsel ve son derece ciddi açıklamaya, “eğitimli ve kültürlü” bayan, vere vere “Tanrı diye tapılacak puta derler.” cevabını vermişti. Lütfen bu denli sabitfikirli arkadaşlar varsa aramızda, yazının devamını okuyarak beyinlerini bulandırmasınlar.

Asıl sorumuzun asıl cevabı, yani “Allah’a tanrı, ilah, huda, rab, mevla gibi isimlerle hitap edilip edilmeyeceği” sorusunun yanıtı için, “dil ve din” konusundaki temel düsturumuzu hatırlamakta fayda var; “Arapça ile Kuranca ayrı dillerdir, Arapça’ya bir çok sözcük, Kuranca’dan girmiştir.” Yani günümüz Arapçasında ve İslam literatüründe yer alan bir çok kelime, ilk kez Kuran’da kullanılmış ve sonra dilde yer etmiştir.

Ancak “Allah” kelimesi bunlardan biri değildir. Kuran’ın indirildiği çağda, Allah kelimesi, Kuran’ın indirildiği toplumda zaten kullanılagelmekteydi.

7. yüzyıl Arapçasına inerek; Allah sözcüğünün etimolojik kökenini, yüzeysel olarak irdeleyelim:

Allah; EL İLAH kelimesinin kaynaşmış halidir. Arapça’da “el” (ya da “al”) ön ekinin Türkçe’de tam karşılığı yok. (İngilizce’deki “the” ön eki gibi…)

El İlah’ı Türkçe’ye “Tek İlah” olarak çevirirsek, Arapça’daki anlamını tam olarak karşılayabiliriz. İlah da Arapça bir sözcük, Türkçe karşılığını ararsak, Tanrı ya da Huda kelimeleri aradığımızı veriyor. Yani; Arapça ve Kuran’daki “el ilah”; Türkçe karşılığı ile “Tek Tanrı”…

(Ne hikmsetse, “Allah’a tanrı denmez” diyenler, “tek tanrılı dinler / tek tanrıcılık” gibi ifadelere itiraz etmez.)

İslam’ın temel anahtarı “kelime-i tevhid” de bu sorunun cevabı için bize yardımcı olabilir :

“La ilahe illa el ilah” ya da “la ilahe illa hu”; yani tam Türkçe karşılığı ile “tek tanrı (ilah)’ dan başka tanrı (ilah) yoktur.”

Kısacası, Allah başta Kuran’da “ilah” yani “tanrı” olarak anıldığı gibi, Allah kelimesinin anlam karşılığı da bize ilah yani tanrı kelimesini verir.

Kısacası, Allah’a Kuran’da geçen 400 civarı güzel isim ve sıfat ile hitap edilebileceği gibi, “tanrı” , “huda” gibi aynı karşılığı veren Türkçe kelimelerle de hitap ve dua edilebilir.